YAŞASIN HÜRRİYET! YAŞASIN CUMHURİYET!

29 Ekim 2026 Perşembe   13:12

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında ilk tören, dün Cumhuriyet Meydanı´ndaki Atatürk Anıtına çelenklerin sunulması ile başladı.

Çelenk sunuş törenine; Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, Garnizon Komutanı Topçu Albay Recai Yılmaz, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Menemen Cumhuriyet Başsavcımız Soner Erden kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, siyasi parti temsilcileri, meslek odalarının başkan ve yöneticileri, gaziler, muhtarlar, sivil toplum temsilcileri, öğrenciler, öğretmenler, okul müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

Tören; Menemen Kaymakamlığı, 57. Topçu Tugay Komutan Yardımcılığı ve Menemen Belediye Başkanlığı çelenklerinin Atatürk Anıtına bırakılmasıyla başladı. Çelenk sunumunu takiben saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşımız eşliğinde Türk bayrağı göndere çekildi.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama programına göre, Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, makamında protokol sırasına göre tebrikleri kabul etti. Ardından kutlamalara Atatürk Caddesi Park Durağı alanında devam edildi.  Okullar, askeri birlikler ve diğer kuruluşların güzergahta yerini almasından sonra, Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, Garnizon Komutanı Topçu Albay Recai Yılmaz, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, öğrencilerin, askeri birlik ve halkın bayramını kutladılar. Daha sonra saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrağımız göndere çekildi.

Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapması için kürsüye davet edilen İlçe Kaymakamı Vedat Yılmaz “Şanımız ve şerefimiz Cumhuriyetimiz kutlu olsun!

İstiklal ve istikbal ülkemizin, milletin kayıtsız şartsız egemenliğinde tecessüm ettiği Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103'üncü yıl dönümüne eriştiğimiz bu önemli günde; Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Milli Mücadele'yi sevk ve idare ederek Cumhuriyete giden yolu açan Gazi Meclisimizin tüm mensuplarını saygıyla anarken, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yad eder, huzurlarınızda saygılarımı sunarım.

Aziz Menemenliler,

Bir asır önce emperyal ülkeler tarafından parçalanmak üzere ordusu dağıtılmış, işgal altında bir devlet; savaşlardan dolayı yorgun ve yokluklar içerisinde kurtarılmayı bekleyen çaresiz bir millet... Vatanın kurtarılması için Kuva-yı Milliye örgütlerinde cephelerde çarpışırken serden geçti yiğitler, Mustafa Kemal Paşa milletin bağımsızlığını yine milletin iradesiyle kurtaracak askeri ve siyasi topyekün bir savaşın kıvılcımını Samsun'dan yakıyor.

Vatanın kurtuluşu için başlatılan bu savaşın arifesinde devletin yeniden kuruluşu bir liderin önderliğinde adım adım işleniyor.

Namık Kemal'in "Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini, Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini" diye kaleme aldığı bu umutsuz dizelerini Mustafa Kemal, Kırşehir'de toplanan halkın yüreklerine işlenen dünyanın en büyük umudunu "Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini" diye sözleriyle verir. Ve tarih Türk'ün yeniden dirilişine tanıklık eder.

Erzurum Kongresi gecesi... Mustafa Kemal Paşa, Mazhar Müfit Bey'i yanına çağırarak geleceğin Türkiye'sine ilişkin düşüncelerini tek tek kaleme aldırıyor: "Yazınız lütfen: 1- Savaştan sonra hükümet şekli Cumhuriyet olacaktır." Ve sonra sırasıyla yapacağı devrimleri bir bir sıralıyor. Sona doğru Mazhar Müfit şaşkınlık ve hayretle Paşa'ya bakar. Çünkü ortada kazanılmış bir zafer yoktu ve memleket işgal altındaydı. Bir hayalden öte bu sözler karşısında "Paşam, kafi" der, not defterini kapatır. Mustafa Kemal, "Bunu zaman tayin eder, sen yaz" der.

Yıllar sonra Meclis'in merdivenlerinde karşılaştıklarında Atatürk, Mazhar Müfit'e dönerek: "Tuttuğunuz not defteri yanınızda mı? Kaçıncı maddede kaldık?" der.

İşte o gece Mazhar Müfit'in ürkerek yazdığı o cümleler; boynunda idam ilmiği, elinde ölüm fermanı olan bir vatan evladının, bir milletin istikametini, küllerinden doğacak bir devletin kodlarını ve çağdaşlaşma yolunda atılacak devrimleri bir milletin hayatına yön veren hakikatlere cesurca dönüştürür. O, bir milletin kanayan yarasına devlet olup merhem oldu. Devleti aileden biri yaptı.

 

Atatürk!

Sen bizdendin. Seni padişah yapmak isteyenler oldu, iltifat etmedin. Milli irade yolunu seçtin. Hayatını ve şahsiyetini milletinin hizmetine vakfettin. Bizi biz yapan bir Cumhuriyeti bize emanet ettin.

Şimdi biz;

"Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz" diyen bu sese gönül veren Cumhuriyet perver milletin evlatları olarak hepimiz bilmeliyiz ki;

Atatürk,

kendi yolunu çizmekten korkmayanlar içindir. Korkuya kapılmayıp cesarete tutunanlar içindir. Yalnız kalsa bile doğru bildiğinden vazgeçmeyenler içindir. Yorgun olsa da yürümeye devam edenler içindir. Gelecekten umudunu kesmeyip ilerleyenler içindir. Cumhuriyeti yükseltecek ve yaşatacaklar içindir.

Çünkü Atatürk, kuracağı Cumhuriyeti ülkesinin tarihsel ve toplumsal gerçeklerine dayanarak kurmuştur. Cumhuriyeti bir kelimeden öte bir milletin kaderini kendi eline alması olarak tasavvur etmiştir.

Anadolu'nun bozkırında filizlenen Cumhuriyet ne bir sınıfın ne bir zümrenin Cumhuriyetidir.

Cumhuriyet tamamen halkın Cumhuriyetidir.

Türk milleti asırlar boyunca kendi iradesini kullanmasına engel olan monarşi ve oligarşi rejimlerinin acılarını çekmiş, sonunda kendi karakterine en uygun rejim olarak Cumhuriyeti tercih etmiştir.

Cumhuriyet, Anadolu halkının ırksal, dinsel ve sınıfsal farklılıklarını bir kenara bırakarak üstüne kurdukları toplumsal bütünleşmeyi en iyi şekilde yansıtacak yönetim olmuştur. Cumhuriyetimiz, milletimizin asırlardır bağımsız ve özgür yaşama karakterini ortaya koyabileceği en medeni yönetim biçimidir. Cumhuriyet, halk için halkın yönetimi temelinde kendini ortaya koyan demokrasinin en ileri yönetim tarzıdır.

Misak-ı Milli sınırları içinde milli varlığını koruyan bir milletin ulusal bütünlüğünü yansıtan bir vatandır. Cumhuriyet, Türk devrimleriyle her devrin çağdaşı olarak medeni dünyada saygın konuma sahip uygar bir millet olma yolunun adıdır. Cumhuriyet, tüm ulusların insanlığın bir parçası olarak görerek ayrım yapılmaksızın refah ve huzura ulaştıran barışın güvercinidir. Cumhuriyet; doğmaların yerine aklın, hurafelerin yerine bilimin, ayrıcalıkların yerine eşit yurttaşlığın, keyfiliğin yerine hukukun egemen olduğu modern bir yönetim ve uygar bir yaşam biçimidir.

Cumhuriyetimizin ikinci asrına mührünü vuracağımız Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda; savunma sanayisinden ekonomiye, eğitimden tarıma, turizme, enerjiye, dış politikaya her alanda ezber bozan adımlar atarak güçlü bir Türkiye'yi yaşatma azmindeyiz.

Ve bilinmelidir ki;

Milli birlik ve beraberlik şuurunun perçinlendiği, bin yıllık kardeşliğin sevinçte ve kederde ortak kaderi yaşadığı, şehitler vatanının sahibi Türk milletinin yükselişi durdurulamaz!

Ey Türk istikbalinin evladı!

Ya istiklal ya ölüm! Sadece vatanın kurtarılmasının değil, Cumhuriyetin de yaşatılmasının parolasıdır artık.

Yaşasın Hürriyet! Yaşasın Cumhuriyet!”dedi

Öğrencilerin Şiirleri okunmasının Halk Oyunları ekibi ve Menemen Belediyesi Halk Oyunları ekibinin oyunlarının ardından, Resmi geçit törenine geçildi. Meslek kuruluşları, dernekler, engelliler, gençlik ve spor müdürlüğü ekibi, ana sınıfı, ilkokul, ortaokul ve liselerden öğrenciler, gaziler, askeri birlikler ve bayrak ve flamalarla resmi geçitte yer aldılar. Vatandaşlar coşkulu alkışlarıyla katılımcıları selamladı. Resmi geçit ile kutlama programı son buldu.

Haber:Erhan Özalp



Sayfa Adresi: http://www.menemeninsesi.com.tr/haber/YASASIN-HURRIYET-YASASIN-CUMHURIYET/56244