
''Zamanla anlıyor insan dünyayı.'' demiş Orhan Veli. Yaş aldıkça mı, yaşanmışlıklarımız çoğaldıkça mı anlıyoruz dünyayı? Sevginin evrensel olduğunu, iyi ve kötünün kol kola gezdiğini, seçimlerimizin bizi biz yaptığını...
Ya anlamayanlar... İnsanla, insanlıkla tanışmadan göçüp gidenler... Oysa yaratılmışların en üstünü değil miydi insanoğlu?
Anlamlandırabilmek dünyayı, bir şiirin dizelerinde kaybolurken türkülerin sözlerinde bulmaktır hayatı. Gösterişin kol gezdiği yerlerde sadeliği seçmektir. En güzel sofralarda annenin tarhana çorbasını özlemektir yaşamak. Nezaketin güçsüzlük olmadığını, susmanın bazen konuşmaktan çok şey anlattığını, ilahi adaletin olduğunu, çocuklar şiddete maruz kalıyorsa insanlığın gülemeyeceğini bilmektir.
"Duyguluysan işin zor, yaşamda yeniksindir." diyor Özdemir Asaf. Ben yenikliğe razıyım. Güzel duyguların insana, insanlığa iyi geldiğini düşünüyorum. Modern hayat dedikleri yaşantımızın içinde büyüklerimizin tecrübelerinin yol gösterici olduğuna sıklıkla şahit oluyorum. Bize öğretilen şükür duygusunun maneviyatımızı güçlendirdiğine inanıyorum. Söz vermenin önemini biliyor; atalarımızdan miras aldığımız hak, adalet kavramlarının vazgeçilmezliğini günümüz dünyasında daha yakından tecrübe ediyorum.
"Kötülüklerin büsbütün egemen olduğu namussuz bir çağ bu, biliyorsun." diyor Cemal Süreya. Evet, biliyor insanlar bu çağın nasıl olduğunu. Kötüye inat iyi insanlar vicdanlarıyla yaşadılar, yaşıyorlar, yaşayacaklar. Dünyaya kendilerini eninde sonunda anlatacaklar.
Hoşçakalın
Yazdır
Önceki sayfa
Sayfa başına git
|
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |
